05 Şubat, 2007

Aşk ve Zehir: Suede

Dog man star took a suck on a pill
And stabbed a cerebellum with a curious quill
Europe, America, Winterland
Introducing the band

Chic thug stuttered through a stereo dream
A fifty knuckle shuffle heavy metal machine
The tears of suburbia drowned the land
Introducing the band

So steal me a savage, subservient son
Get him shacked-up, bloodied-up and sucking on a gun
I want the style of a woman, the kiss of a man
Introducing the band

And as the sci-fi lullaby starts to build
See them whipping all the women, cracked governments killed
Oh let the century die to violent hands
Introducing the band

Yedi yaşında katıldığı komposizyon yarışmasında ikincilik kazanarak ileride ne kadar mükemmel bir kelime cambazı olacağını kanıtlayan Brett, trajik bir masalın prensi olacağından bihaber keşfettiği David Bowie, The Smiths plaklarıyla; işçi ailesinin ona ayırabildiği ufak odasında büyüdü. Kafası karışıktı, yalnızdı, mutsuzdu, şansızdı. Kendi gibi yalnız/karmakarışık/mutsuz/şansız Mat Osman' la tanıştı lisede okurken, seksenlerin yarısında. İngiliz olmanın getirdiği bir refleks sanırım; eğer çok iyi anlaşan iki arkadaşsanız hemen bir grup kurmalısınız. Onlar da öyle yaptı; Brett Anderson ( gitar ), Mat Osman ( bas gitar ), Gareth Perry ( vokal ), Danny Wilde ( bateri ) 4' lüsünün kısa süreli grubu '' Geoff '' ile müziğe ilk paytak adımlar atıldı. Brett ve Mat' in üniversite okumak için Londra' ya taşınmasıyla dağılan Geoff' u, Brett' in üniversitede tanıştığı kız arkadaşı Justine Frischmann' ın ( daha önce bahsettim, Elastica' yı kurdu ayrılıp ) gazıyla kurulan Suave and Elegant takip etti. Gitar yerine mikrofonu tercih eden Anderson' ın aradığı şey iyi bir gitaristti, Justine ile birlikte kendine eşlik edecek. NME' e verdikleri küçük ilanda '' müzik tanrısı aramıyoruz, gitar çalsın yeter'' ifadesi geçiyordu, ne kadar ironik ki ilana cevap veren Bernard Butler bir müzik tanrısıydı. Kısa sürede Brett' le mükemmel bir sinerji tutturan Bernard Butler, aşırı The Smiths etkili melodi anlayışı ile mükemmel bir tamamlayıcıydı. Bateriyi gruba destek olmak adına dolduran ex-Smiths bateristi Mike Joyce ile kaydedilen ilk demolar ve ilk single '' Wonderful Sometimes '' ilerde herkesten daha hızlı koşacak Suede' in ilk adımlarıydı. Justine gruptan ayrıldı, Mike Joyce' un yerini Simon Gilbert doldurdu. Morrissey klasiği '' Suedehead '' in head kısmını atıp Suede' i sahiplenen ekip, Suave and Elegant' ı gömdü. Üzerine çok daha görkemli bir bina inşa etti...

Evrim sürecini tamamlayan grup sonunda çekirdek kadrosuna ulaşmıştı; Brett Anderson küstah sesiyle mikrofonun sahibiydi, Butler elektroyu, Osman bası, Gilbert bateriyi kaptığında. 1992 yılında adı sanı duyulmamış, bağımsız plak şirketi Nude Records'la imzaladıkları kontratın getirdiği sevinçle işe koyulan ekip; eski dönemlerinde hazırladıkları bir kaç şarkıyı revize etti/yeni şarkılar üretti. Küçük barlarda sahne alan grubun artık patlamasının vakti gelmişti. Ada müziğinde en ender hediye Suede'e gelmişti; Melody Maker daha orta da single bile yokken Suede' i '' Britanya' nın En İyi Grubu '' diye tanıttı. Hayır, iç sayfalarda değildi bu slogan. Kapaktaydı! Grubun demolarından çok etkilenen Melody Maker, sönük geçen erken doksanlar da aradıkları heyecanı Suede' de buldular. Kapak hadisesinden iki hafta sonra ilk single '' The Drowners '' yayınlandı ve İngiliz'ler küçük dillerini yutarak/ağızlarının suyu aka aka Suede' e kilitlendi. Ziggy Stardust' ın Morrissey' den androjen bir oğlu olmuştu sanki; Brett Anderson. Ziggy Stardust ve Morrissey demişken; gelin grubun neden bu iki isimle birlikte anıldığını konuşalım...


Androjen tavırları, çift cinsiyetli şarkı sözleri ile Bowie'nin geldiği yerden gelip, filozofluğu/melankolisiyle Morrissey'in gittiği yerden giden Brett Anderson sanırım en güzel cevabı kendisi veriyor; "I'm a bisexual who never had a homosexual experience". O; aseksüel, biseksüel ama hep seksüel !


'' The Drowners '' ı takip eden '' Metal Mickey '' ile 17 numaraya kadar yükselen grubun büyük kitlelere serzenişli seslenişi 1993 yılında sahne aldıkları Brit Ödül Töreni oldu. Suede o gece herkesi mıhladı ! Gerçek, yan ve diğer anlamlarda; mıhladı. Justine ihanetini anlatan, sert sözleri ve glam yadigarı melodisiyle harika şarkı '' Animal Nitrate '' i üzerine giydiği dantel işlemeli ufacık gömleği, düşük bel pantolonuyla yorumlayan Brett asıl tavrını dansıyla sundu İngilizlere. İngiliz Müzik Aristokrasisi' ne kıçını dönüp devinimli bir şekilde danseden Brett, o gece siktir çekti herkese.

7 numaraya kadar yükselen '' Animal Nitrate '' i kendi adlarını taşıyan ilk albümleri '' Suede '' takip etti. İngiltere'nin en hızlı satan debut' larından biri olan albüm Britpop denen geniş patikayı açtığı gibi yeni ve mükemmel bir alt küme yarattı; Neo Glam. Daha sonra Placebo, Denim, The Auteurs gibi isimlerin takip edeceği Neo Glam' in öncüsü Suede, müziğe getirdiği yeni renklerle kendinden sonra gelenlerin algısını genişletti. Suede sayesinde müzik daha özgürdü artık.

Tehditkar albüm kapağıyla çok tartışılmış debut, gönülçelen şarkılarla dolu bir best-of toplamasıydı sanki. Üç maddede ilk albümün özeti; '' Şık '', '' Kaygan '', '' Dramatik ''.

Başarılı konserler, tv şovları, karmakarışıktandakarışık röportajları ile adanın yükselen değeri Suede, 1994 yılında sadece single formatında piyasaya sürülen/hiç bir albümde bulunmayan '' Stay Together '' ile listelere üç numaradan giriş yaptı.

'' Stay Together '' ın '' dost kalalım '' temalı sözleri, Butler' ın rahatsız tavırları bir şeylerin kötü gittiğini işaret ediyordu. Nazar değdi; grubun üzerine kara bulutlar üşüşmüş, Anderson ve Butler anlaşamaz olmuştu. Fakat bu olumsuzluklar/kavgalar yaratıcılığı perçinledi ve grup tarihin en mükemmel albümlerinden birine imzasını attı '' Dog Man Star ''.


Albümün tamamlanmasından sonra Bernard Butler egosuna yenik düştü ve çekip gitti. İlk albümden çok daha derin, karanlık ve güzel olan '' Dog Man Star '' Blur-Oasis kavgası arasında kaynadı, ilk albümün satış başarısına yaklaşamadı bile. Dog Man Star albümü hakkında konuşmak istemiyorum. Size şunu söyleyebilirim; yapılmış en iyi albüm.

17 yaşındaki Richard Oakes, Suede' in yeni gitaristiydi ve Brett'in tabiriyle; '' Şeytan gibi çalıyordu ''. Bebek yüzlü glam Neil Codling ise yeni Suede' i temsil eder gibi eskiden kullanılmayan klavyenin başına geçmişti. İki üyede yetenekli ve yaratıcıydı. Hızlı ilerleyelim biraz; 1996' da yeni üyeler ile kaydedilen yeni albüm '' Coming Up '' başarılı single' ları ile önümüze düştü. Suede diskografisinin en pop albümü Coming Up, yeni sularda yüzen Suede' in güç gösterisiydi sanki. Dog Man Star kadar derin değildi belki, fakat kesinlikle mükemmeldi. '' Bas gitarın teline '' felsefesiyle çalınmış bol efekli gitarların glam popla mükemmel flörtünün meyvesi Coming Up ile listelerde de eski konumuna ulaşan Suede, NME gibi dergilerde büyük puntolarla kapaklardaydı; Suede döndü ! Başta '' Filmstar '' ve '' Starcrazy '' olmak üzere popun altın çocukları olmaya aday on şarkı, Brett Anderson' ın perdeli/küstah sesiyle ikonsal formlara ulaşıyor, her daim alev alev Suede müziği ortalığı ateşe veriyordu Coming Up ile...

'' Coming Up'' döneminin en çok dikkat çeken olayı kuşkusuz Brett Anderson' ın yeni imajıydı. Eski androjenliğini gardropa sıkıştırıp kas yapan, olabildiğine maskülenleşen Brett hayranlarını şaşkına çevirdi. Eski kıvraklığını kaybetmedi gerçi fakat herkes Brett' i '' öyle '' seviyordu...

Yayınlanmış üç albümün b-sides' larının toplaması, iki cd'lik '' Sci-Fi Lullabies '', özellikle Butler döneminde kaydedilmiş ilk cd'si ile bir kere daha hayran bıraktı insanları. Dog Man Star' ın devamı gibi duracak kadar melankolik, '' b-sides '' olarak adlandıralamayacak kadar kaliteli ilk cd; her dinleyişte daha da saran, Suede' in ilk zamanlarını özleten 14 şarkıdan oluşuyor. Kişisel favorim '' My Insatiable One '' ın Morrissey tarafından kavırlandığını söylemeden geçersem gece beni yılanlar sokar. İkinci cd de fena değil hani...

Elektronik alt yapısı ile diğer albümlerden çok farklı yerlerden beslenen '' Head Music '' ile kulağımızın pasını silmek için 1999 yılında geri döndü Suede. Kadri kıymeti pek bilinmedi, her ne kadar Melody Maker yıl sonu değerlendirmesinde liste başı yapsa da. Ritmik yapısı, elektronik baharatları, geçmiş yılların izlerini taşıyan dokunuşlarıyla Coming Up ile başlayan yeni eğilimlerin devamı niteliğindeydi. Süslü '' She's Fashion '', balad '' He's Gone '', placebo ilaçları gibi dinleyip sakinleştiren '' Everything Will Flow '', hızlı parçalardan '' Can't Get Enough, Electricity, Savoire Faire '' ve kapanış şarkısı '' Crack In The Union Jack '' gibi güzel şarkılardan oluşan, değinmediğim bir kaç şarkının ritmi bozduğu, eski heyecanlardan uzak lakin güzel bir albüm '' Head Music ''.

2001 yılında Neil Codling' in '' yorgunluk sendromu '' yüzünden klayveyi Alex Lee' ye bırakmasını dipnot olarak düşelim.

Buraya kadar değişen ritmi özetlemek gerekirse;

Brett Anderson ve Bernard Butler dehalarının dengeli iş birliği ile kotarılan ilk iki albüm ile zirve noktasına ulaşan Suede, bir daha bu kadar derine dalamadı. Yeni gitaristle parodileri yıkan ekip müziğini tamamiyle modernize etmişti. Tabii bunda genç Oakes' in etkisi çok büyük. Yeni süslü Suede sound' unda artık bol eko ve teknoloji yer almış, eski melodik yapı kaybolmuştu. Neo Glam' in öncüsü Suede, herkesi kıskandıracak kadar kendini revize edebilmiş, yeni ve güçlü rüzgarlarla bambaşka yerlere seferlere çıkmış, eski günlerin büyüsüyle değişen değerleri beraber kotarabilmiş, değişmiş/değiştirmiştir.

Grubu mükemmel yapan diğer bir yenetek ise Brett Anderson' ın çok iyi bir şair olması. '' Gazoline '' gibi simgesel kelimeleri kullanmayı seven, debut albümde yazdığı sözlerle insanı şaşkına çeviren, korkak film yıldızlarından fahişelik yapan kadınlara, sıkıcı İngiliz yaşamına, işci sınıfın çektiklerine dem vuran Brett ,benim için, tarihin en önemli söz yazarlarından biri. Dog Man Star' ın ölümsüz şarkısı '' The Asphalt Word'' un sözlerini okumanız yeterli dediklerimi anlamanız için.

İlk iki albüm nasıl birbirinin devamı gibi duruyorsa, Coming Up ve Head Music' de birbirini tamamlayan albümler. Çift gidiyorlar yani. Dört albümde de mükemmel işler çıkaran Suede' in en kötü işi ise maalesef son albüm '' A New Morning ''. 2002 yılında çıkan '' A New Morning '', her iki Suede sound' unun ortasında kalma gayesinde, içinde güzel şarkılar barındırsa da artık dağılması gerek bir grubun nesnellik engeline takılmış bir albümü.

Tarihin en trajik ve ateşli masalının sonuna geldik; beraber birşey üretemeyeceği anlayan ekip, daha fazla inat etmeyip 5. albümün ertesinde yayınlanan single toplamasının ardından dağıldı. Doğru olanı yaptılar...

Lafın Özü: Suede, dünyanın en iyi grubudur, nazarımda.


Ek Bilgi:

2004 senesinde Brett ve Bernard eski küskünlüklerine son verip yeni bir oluşumla tekrar müziğe döndü;The Tears. Ülkemizde de izleme fırsatını yakaladığımız ( kahretsin kaçırdım ) the Tears, albümleri '' Here Comes the Tears '' ile yüzümüzü güldürse de ikiliden beklenilen alınamadı. Zoraki bir birliktelikti sanki bu, sahteydi. Öyle ya, ilk albümün sonrasında grup durma kararı aldı ( dağılmadı ). Büyük ihtimal ikinci bir The Tears albümü gelmeyecek.Gelmezse gelmesin, çokta umrumda sanki. Morrissey ve Jonny Marr' dan sonra en iyi ikili kabul edilen Brett Anderson/Bernard Butler oluşumunu tekrar sahnede, bir arada görmek yetti bana/bize.



4 yorum:

Ezgi dedi ki...

Arşivlik bir Suede yazısı, güzel araştırma, akıp giden anlatım. Kim demiş uzun diye kimse okumuyor diye? Su gibi yazmışsın, 10 yıllık fırtına bir çırpıda okunuyor.

Frankly Mr Shankly dedi ki...

Yorumların için çok teşekkür ederim...

Bazı insanlardan uzun diye tepki aldım da... Tabii umrumda değil, Suede aşkım benim. Gidip bir sayfa yazamam ki...

Tacim dedi ki...

I watch the slow hand kill the day
I see my starring role tick away
I watch the skyline for him to come
And when he comes along, we'll be gone...

...And we'll go into the city, into the light
We'll be there in the headlines, there overnight,
'Cos this is the big time, this is the way
Now he's in the big time, he'll show you the way.

This is the big time, this is the way
Now he's in the big time...
And you're in the way.

baris dedi ki...

firat sayesinde tan1d1m bu grubu ve baya sevmeye basladim