23 Nisan, 2008

Tomorrow Will Be Another Day

''Daktiloya Çekilmiş Şiirler''i üçüncü kez satın almamın kitabın sahibine duyduğum hayranlıkla alakası olsa da, asıl sebep Nilgün Marmara eserlerini kadınlara hediye etmek gibi bir alışkanlık kazanmam. Nilgün Marmara okuyan, okuyabilecek olan erkekler tanıyorum ama,

Not1: Bir aydır her yerde yansımasını gördüğüm i-n-san'ın Nülgün Marmara ile arkadaşlığının bulunması; Nilgün Marmara intihar etmeden az-çok önce onunla rakıları dikerek dertleşmeleri; rakılara ve Marmara'nın kocasına dair anılarını bana anlatması, bu insana yüklediğim inançlara gürbüz heyecanlar katarken, Marmara'yı daha iyi tanımamı, böylelikle daha sağlam içselleştirmemi sağladı.

kadınların bazı şiirleri erkeklerden daha iyi yorumlayabildiklerini düşünüyorum. Nilgün Marmara şiirleri, bilinçli bir eğilimle değil belki fakat katmanlı imgeleriyle, kadınlarca çok yönlü anlamlandırmalara evrilebilir, üstelik, şiir hakettiğine yaklaştığında, okuyucusunun bakışlarına derinlik kazandırabilir.

Bakışlarından etkilendiğim ''kadınların'' çantalarına, ya şeffaf paketlere sardığım, ya da içerisine yırtılmış harita parçalarını gelişigüzel dağıttığım Nilgün Marmara kitaplarını bırakıyorum...

Not2: Söz konusu ''kadınların'', onlara kadınlıklarını kazandıracak cinsel deneyimi yaşayıp yaşamadıklarını bilmiyorum. Toplum bu bilinmezliği affetmeyecek olsa da, özellikle eleştirilerde, okuyucuları böylesine sınırlandıracak zamirleri atmak gerektiğini savunuyorum (Bkz: ''Estetik ve Sanat'' hakkında hazırladığım dönem ödevimin ortaları).

Nilgün Marmara okumuş olanlara not: Şeffaf kaplar ---> Cam Kelepçeye Evet şiirini, Harita parçaları ---> Kan Atlası şiirini hatırlatmalıdır.

Galiba bu seferki ''Daktiloya Çekilmiş Şiirler''de ben de durmayacak, bu seferki Betül'e gidecek. Betül'le iki senedir aynı sınıftayız. Geçen senenin başında birbirimizden nefret ediyorduk. Betül'ün duruşu soğuktu, ben ise her zaman bu soğuklukları serinliğe dönüştürmeyi sevdim. Şimdiyse birbirimize çiçekten şiirler uzatıyoruz hatta derste bile. Betül çiçekten, şiirden ve sohbetten anlıyor. Kendine güvenen, karşısındaki insana da güven veren bir kadın. Şu anda toplumsal algıya çamur atmıyorum. Betül, kız kalamayacak kadar olgun. Nilgün Marmara'nın masum, sessiz, bilginin peşinde fakat gururlu, derin ruhunu hatırlatıyor.

( Betül'e tarih derisini Ece Ayhan gibi okumasını öğütlemiştim, o ise bazen hayatı hiç sevmediğini, lise 1'de biyolojiden sınıfta kaldığını söyledi. )

-----------------------------------------
Tomorrow Will Be Another Day

Belki ona gideriz yarın,
Belleksiz sevgiliye,
Poplin elli korkak çocuğa,
Duyarlığı, unutkanlığının kanı
anaya-
Ona belki gideriz yarın,
Gören gözlü kör güzele,
Çılgın gülüşlü bebeğe,
Yüreği, sızlanan ruhunun göğü
yavrucağa-
Yarın gideriz belki ona,
Unutuşun türküsü, bekleyiş
tortusunda,
Esnek kokulu çiçeğe,
Kaynak bakışlı Venüs'e-

Ya nasıl dönüş sonra?

1 yorum:

Hür Hilmi Pîr neş'eyle dedi ki...

Teşekkür ederim sayın Süetkafa. Bu samimi güzellemeniz içimi açtı, rahatlattı beni, artık stalker'ınızım. Güney Kampüs'e inip, Manzara'da bir kadeh beyaz şarap içip Nilgün'e selâmınızı ileteceğim. Esen kalın.