25 Mayıs, 2008

Eurosexion

Freud'a göre kişilik, insan zihnindeki üç ayrı yapıdan oluşur. Bunlar; tutkuları belirleyen id, tutkularla çevre arasındaki dengeyi sağlayan ego ve düşünceyi, egoyla sınırlandırılmış yapıp etmeleri geliştiren süperegodur. Üç ayrı yapının işlemesini sağlayan enerji, devamlılığın kaynağı ise libidodur.

Libido enerjisinin kişiliği oluşturmasında taşıdığı önem, Freud ile belirginleşmiş, Henri Bergson ve Michel Foucault ile devam etmiştir. Yalnız, bu iki düşünür konuyu daha çok toplumla birlikte ele almıştır. Bergson'a göre, kapalı toplumlar, bireylerin libidolarını baskı altında tutmaya çalışan kaygılar taşıdığından, kişiliğin gelişimini sekteye uğratırlar. Maalesef gönül ilişkilerime bile sızmış (-Senle ilişkimiz, Fuco'nun arkadaşlık anlayışı gibi Fırat, sonsuz.) Foucault ise, cinsel enerjiyle devlet-birey algısını, bunların birbirleriyle olan ilişkilerini iyice deşmiş, devlet kurumlarına kadar inerek, mesela polislerin, cinsel gelişimimizdeki etkilerini bulmaya çalışmıştır.

Dün akşam çoğu kişinin milli duygularla, milli kanaldan izledikleri Eurovision'un tamamen cinsel çekiciliğe yaslanan şovlardan oluşması, bu tarz imaları kendi egemenliklerine tehdit olarak gören AKP hükümetinin bir çalışanı olan TRT ekranı için ilginç bir yayındı. 80 öncesinde varolmuş, aynı görevde çalışan birkaç kişi daha var diye işe gitmeye gerek bile duymadan aybaşı maaşını alan devlet memurları kadar devlet memuru olarak TRT'nin üstlendiği Eurovision, kanalın tüm tutuculuğunu küle çevirecek kadar ateşliydi.

Yoğun heteroseksüellik, ironik homoseksüellik taşır. TRT cinsel kimliği teke, erile indirmeye çalışıyor ama, geçen seneki Eurovision ne kadar homoseksüelse, bu seneki de o kadar heteroseksüeldi, yani, adonistti. Öncelikle, yarışma üçüncüsü Ukrayna'nın Eva Parker'ı andıran -porn- solisti ve ona eşlik eden, dar pantolonlu dört -porn- dansçı ve -porn- sahne şovu, cinselliğe, düz bir cinselliğe yaslanmıştı. Herkesin, herkesin libidosunu tetikleyecek türdendi. Ukrayna'nın haricinde de, kadınlar çok kadınsı, erkekler çok erkeksiydi. Birinci olan Rusya'yı temsil eden şarkıcının ülkesinde seksle birlikte anılması, Yunanistan'ın Britney Spears'i, Norveç'in güzelleri, daha tatlı durduğu için heyecanı arttıran Ermenistan, bakabildiğim kadarıyla programın büyük bir bölümü, zekanın cinsel çekicilik unsuru olmadığını kanıtlıyordu. ''Deli'' ise, güzel yorumlandıysa da, TRT'si ile aynı trajedi de yer aldı.

Yılda bir kere de olsa Batı'nın ahlaksızlığını alan bizlerin devlet kanalıyla oversex olmasının şaşkınlığını ve eğlencesini saymazsak, Eurovision ritüelleri diye adlandırmaya çalıştığımız klasikler tekrarlandı. Gayet keyifli bir şarkıyla dördüncü olan Ermenistan'ın, Fransa'dan 12 puan almasını oradaki diasporanın iyi çalışmasına bağlayan sunucu Bülend Özveren, sürekli komşuların birbirlerine oy vermesinden şikayet ederken, ne ilginçtir ki, yarışmaya ilk kez katılan Azerbaycan'ın aldığı her puan hakkında yorum yapmak zorunda hissetti kendisini. Sertap Erener'le birinci olunan sene, Tatu'nun lezbiyen imajını ''yakın arkadaşlık'' diye kıvırmaya çalışmış sunucunun, Ermenistan'a on puan vermemize karşı ses tonunda belli ettiği rahatsızlık ve diğer söylemleri, özellikle oylama boyunca, dünyaya nereden ve nasıl baktığımızı, ya da, bakmamız gereken yerden gördüğümüzü sandıklarımızı belli etmesi açısından önemliydi. Devlet televizyonunda meme gördük, Yunanistan'ın introsunda önseks gördük, diye diye, televizyonu kapamadım.

Yarışmada en hoşuma giden şey ise, yarışmayı başlatan geçen seneki birincinin, kuvvetle muhtemel lezbiyen olan şarkıcının performansıydı. Bu kadına eşlik eden dansçılar yarısı tuvalet, yarısı takım elbiseden oluşan bir kıyafetle sahnedelerdi ve böylelikle seksist imajı kırıyorlardı. Yes, this is crossdressing.

...and twelve point goes to Armenia
mp3: Sirusho - Qele Qele

9 yorum:

Tacim dedi ki...

trt homoseksüel

Starcrazy dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
red or dead dedi ki...

yunanistan bayrağını temsil eden ön sevişme izlediğim en güzel iltifatlardan biriydi. bizlerse id'i alabildiğine bastırmaya devam ederek kebap deseni olarak iştah açtık. haydi ülkem bastırmaya devam! diyerek çekilmek istiyorum...

Hür Hilmi Pîr neş'eyle dedi ki...

hepimizi Kafka yapacaklar!

Radnor dedi ki...

seks her zaman satar be anacım,harun'un dudaklara daha çok zoom yapsalar oylar artardı diyerek ortamı gererim

deviantjesus dedi ki...

herseyin otesinde, tellier'e yazik oldu.

fakeangel dedi ki...

erovizyonu izlerken yaptigim yuzeysel yorumu biraz daha derinlestirmissiniz sayin suet kafa.. ben kisaca "gecen senenin yukselen degeri ibnelikti, bu sene ciplaklik olmus" demistim.. siz ne de guzel aciklamissiniz..
yalniz ben de ukraynayi takdir etmedim degil.. hatun cidden tasti

Dreamer dedi ki...

"Ermenistan'a on puan vermemiz"deki birinci cogula kadar fena da bir yazi olmamis hani.. yorumlarsa birbirinden dehset..

yağmurla gelen dedi ki...

Sébastien fazlaydı