Anne Waldman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anne Waldman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

09 Nisan, 2010

Başka Sesler 6 / Anne Waldman - Lady Tactics







Anne Waldman üzerine daha önce konuşmuştuk, Anne Waldman'ı açılışa koymuştuk. Şimdi bir başka Waldman şiirine uğruyoruz: Lady Tactics.
Şiir, dağınık Waldman tarzının en uygun örneklerinden biri. Dile dair rahat tavrını, serbest çağrışımın kendi ritmini yaratan akıcılığı içerisine indirgeyen Waldman; 'Lady Tactics' ile, bir nevi, şiir biyografisine çatı kuruyor. Ayrıca, Buda öğretilerinin getirdikleri, ne olduğunu bana sormayın, her zaman söylediğim gibi: Uzakdoğu bana çok uzak, Waldman'ın bir röportajında söylediğinden alıntılıyorum, ''somut karşılığını 'Lady Tactics' ile buluyor.' Şiirin yoğun şifrelerini çözmekse, kendi coğrafya bilginize kalıyor. Hangi ağaca çıkıp bakacağın, sana kalmış. 

20 Mart, 2010

Başka Sesler 1 / Anne Waldman - Pressure







Allen Ginsberg, 'ruhsal eşim' diye tanıttığı Anne Waldman'ı, bir bakıma, Beat kuşağı kadınlarının lideri olarak konumlarken; Waldman, kendi anlamını yavaş yavaş örmeye başlamıştı. 'Şair' kimliğini 60'lı yılların başında sahiplenen Waldman, dönemin diğer şairleriyle birlikte hareket etmeden önce, fanzin formunda dağıttığı şiirleriyle bu alanın en heyecan verici isimleri arasına katıldı. Budist öğretilere olan merakıyla Ginsberg'in dikkatini çeken Waldman, arzuladığı performatif okumalara dair olanaklara da yine Ginsberg sayesinde ulaşacaktı. Hiçbir zaman tastamam bir 'Beat şair' olarak konumlanmasa da, Waldman, modern Amerikan şiiirinin çalışkan jenerasyonu içerisinde büyük bir verimlilik sundu. Yaklaşık 40 adet şiir kitabı yayınladı, çeşitli dergi ve fanzinlere editörlük yaptı, binlerce şiir performansı sergiledi, önemli üniversitelerde öğretim görevlisi olarak çalıştı, çağdaşı kadın şairlerle birlikte cinsel ayrımcılığa karşı seminerler düzenledi vesaire vesaire. 

Yaşanan onca güzelliğe rağmen, şimdiden geriye dönüp bakıldığında, Anne Waldman'ın hakettiği karşılığı aldığını söylemek, biraz güç. Türkiye Şiiri'nde de sürekli tekrarlanan 'kadın şair' tanımı, Waldman'ı olması gereken noktadan uzaklaştıran olumsuzlukları tetikledi. Şiirde cinsiyet bazen bazı şeyler konuşulmasın diye öne sürülen bir gürültü oluyor. Anne Waldman'ın gür sesi, bu gürültü içinde yitip gitmese de, kimi cümleler anlaşıl-a-mıyor. 1950'den sonra yazılan şiirin önemli bir parçası sayılması gereken Anne Waldman; şiirinde kullandığı etkin ritim ve ele aldığı konulardaki yenileyici bakış açısıyla, her türlü önyargıyı kıracak denli önemli bir anlam taşıyor. Bu anlamı biraz daha görünür kılan pek çok okuma kaydı var, neyse ki.